"Her eylemin atası düşüncesidir." R.W. Emerson

Çocuk Suçluluğu

Çocuk suçluluğu genellikle “çocuğun ceza kanunlarının suç sayılan bir fiili işlemesi sonucunda, yargı organların önüne getirmesidir” şeklinde tanımlanır. (Akyüz, 2000)Batı literatüründe “Juvenile Delinquency” terimiyle açıklanan, tam karşılığı “reşit olmayanın suçluluğu” olarak çevrilebilecek terim ülkemizde “Çocuk Suçluluğu” olarak kullanılmakta, bu tanımın içerisinde hem çocukluk hem de ergenlik döneminin büyük bir bölümünü kapsamaktadır. (Polat, 1997b)

 

Uluslararası sözleşmelerde çocuk suçluluğu ile ilgili tanıma “Birleşmiş Milletler Çocukların Yargılanması İle ilgili Uyulması Gereken Standart Asgari Kurallar” (Beijing Kuralları) ile ilgili deklarasyonda rastlanmaktadır. (Defence for Children International, 1993)

Kuralların “Kurallar ve Tanımların Çerçevesi” olarak verilen 2. Bölümünde;

2.1 Aşağıdaki Standart Asgari Kurallar, çocuk suçlulara, ırk, renk, cinsiyet, dil, din, siyasi ve diğer fikirler, milli ve sosyal orijin, mülkiyet veya diğer statü farkı gözetilmek şeklinde hiçbir ayrımcılık uygulanmadan tatbik edilecektir.

2.2 Kuralların amacı uyarınca, aşağıdaki tanımlamalar Üye Devletler tarafından kendi hukuk sistemleri ve kavramları uyarınca kullanılacaktır.

a) Çocuk, ilgili hukuk sistemleri uyarınca, bir suçu işlemesi ile ilgili olarak yetişkinlerden farklı şekilde muamele edilen küçük veya gençlerdir.

b) Suç, ilgili hukuk sistemleri uyarınca, kanuna göre cezalandırılabilir olan (ihmal veya hareket ile işlenen) her türlü davranıştır.

c) Çocuk suçlu ise, suç işlediği ortaya çıkan veya suç işlediği iddia edilen küçük veya gençtir.

2.1 Her milli adalet sisteminde, özellikle çocuk suçlulara uygulanabilecek kurallar, kanunlar ve hükümler bütünü ile bu kuralları uygulayabilecek, çocuk yargılaması fonksiyonları ile donanmış kuruluşlar oluşturulmalı ve bunların;

a) Temel haklarını korurken, çocuk suçluların değişen ihtiyaçlarına uyum sağlamalarını,

b) Toplumun ihtiyaçlarına cevap vermelerini,

c) Aşağıdaki kuralların tamamen ve adil olarak uygulamasını sağlamaları temin edilmelidir denmekte ve verilen tanımlamada, çocuk suçluluğu içerik olarak tanımlanmakta, yaşa ilişkin limitler konusunda tanımlamayı devletlerin tasarrufuna bırakmaktadır. Aynı kuralların 4.1. maddesinde “Çocuklar için cezai sorumluluk yaşı kavramını kabul etmiş hukuk sistemlerinde, duygusal, ruhi ve kültürel olgunluğu göz önünde bulundurarak yaşın alt limiti çok düşük tutulmamalıdır.” denerek cezai sorumluluk yaşı için göz önüne alınması gereken asgari tanımları ortaya konulmaktadır.

Suçlu çocuk, ceza hukuku açısından belli bir yaşın altında olan çocuktur. Bu yaş sınırı çeşitli ülkelerde farklılıklar gösterir. Farklılıkların alt ve üst sınırları 7–21 yaşları arasında değişmektedir. Ceza ehliyeti yaş sınırı denebilecek alt sınır çeşitli ülkelerde farklı olarak uygulanmaktadır;

Türk Ceza Kanunu ve Çocuk Mahkemelerinin Kuruluşu, Görev ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanuna göre ; Fiili işlediği zaman 11 yaşını bitirmemiş olanlar hakkında kovuşturma yapılamaz ve ceza verilemez, fiili işlediğinde 11 yaşını bitirmiş olup ta 15 yaşını doldurmamış olanlarda farik-i mümeyyizlik (İşlediği suçun anlam ve sonuçlarını kavrayabilme yeteneği) araştırılır.15 yaşını bitirmiş, 18 yaşını bitirmemiş olanlarda ise impuls (dürtü) kontrolünün yetersiz olması nedeniyle verilecek ceza 1/3 oranında indirilerek verilir. (Hancı, 2003)

Dönmezer (1994), suçu “topluma zarar verdiği yada tehlikeli olduğu kanun koyucu tarafından kabul edilen ve belirtilen, eylem, davranış, tavır ve hareket” olarak tanımlar. Suçluluk üzerine yapılan tanımlamalar, temelde çocuk suçluluğunu da kapsamaktadır. Ancak çocuk suçluluğu kavramı bu genel tanımlamaları yaş faktörü ile sınırlandırmaktadır. Burt (1925), çocuk suçluluğunu, bir çocuktaki anti sosyal eğilimlerin yasa müdahalesi gerektirecek duruma dönüşmesi olarak tanımlar.

Batı literatüründe (Delinquency) Çocuk Suçluluğu kavramı, kanuna karşı gelmiş 11-18 yaşları arasındaki çocukları kapsamaktadır. Çocuk suçluluğu ile ilgili hemen tüm araştırmacıların tanımlamalar içerisindeki ortak değerlendirmeleri, çocuk suçluluğu davranışının içinde olan çocuğun, suça itilmiş çocuk olarak kabul edilmesidir. (Polat, 1997b; Dougles ve diğ. 1992; Özsunay, 1979)

Çocuk Suçluluğu
  

İlginizi Çekebilir


Çocuklarda Ölüm Anlayışı

Aile bireylerinden birinin ölümü aile için dayanılması zor bir durumdur. Ölüm Karşısın da çocukların tepkisi yaşlarına göre değişiklik gösterir.Erken çocukluk döneminde annenin ölümü genellikle ruhsal


İkinci Evlilik Üvey Anne-Baba

Çocuk, anne ya da babasını yeniden evlenmesini belli etmese de kızgınlıkla karşılar. Yeni eşin davranışlarına kuşku ile bakar. Öte yandan, gereksinimleri için o kişiye katlanmak zorunda


Aile İçi Şiddet ve Çocuk

Aile İçi Şiddete Neden Olabilecek Etkenler: Kültürel açıdan kadına davranış ve katı rol biçilmiş olması. Evlilikle ilgili gelenek ve görenekler. Erkek egemenliğinin aile içinde koşulsuz kabulüŞiddetin